
Arkadaşların senden önce mezun olunca — Clark'ta 20 haftalık kursta hafta sonları ve vedalar
Uzun bir kurs seçince, danışmanlıkta neredeyse hiç konuşulmayan bir şey olur: birlikte yaşadığınız arkadaşlar sizden önce gider.
Tayvanlı öğrenci Chih-Jen, 20 haftalık TALK4 Hybrid A kursunda. Eylülde ilk yazısında derslerin gerçekte nasıl işlediğini anlatmıştı. Bu ikinci yazı sınıfın dışını anlatıyor: hafta sonunun pazarı ve festivali, teneffüsteki masa tenisi masası ve mezun olmak üzere olan arkadaşlar.
Chih-Jen'in ilk yazısı — sizi sürekli konuşturan ders
Hafta sonu sabahı pazarda
"Hafta sonu sabahları okulun yakınındaki geleneksel pazarda dolaşıp Filipinler'in gerçek gündelik hayatını görmeyi seviyorum."

Güzel olan, buranın turistik bir yer olmaması: alışveriş yapan insanların arasında yürüyorsunuz. Fiyat soruyor, bunun ne olduğunu soruyor, paranın üstünü alıyorsunuz. Kısa ve pratik İngilizcenin en çok dolaştığı yer burası.
Akşam, yemek ve müzik festivali
"Akşam da herkesle birlikte yemek ve müzik festivaline gidip yiyip içtik, müzik dinledik — insanın stresini gerçekten alıyor."

"Herkesle birlikte" sözüne dikkat edin. Okuldaki arkadaşlar hafta sonunu birlikte planlıyor, birlikte çıkıyor. Aynı festivale Tayvanlı öğrenci Yen-Ju Pai de gitmiş ve o da yazmış.
Okulun içinde — sunum hazırlığı ve masa tenisi masası
"Okulda toplanıp sunum hazırlıyor ve tartışıyoruz; ders dışında en çok beklediğim şey arkadaşlarla masa tenisi oynamak — masanın başında deli gibi raket salladığımız anlar hep kahkahayla dolu."

TALK4 Hybrid A günde dört birebir ve iki grup dersi demek. Grup dersleri en fazla sekiz kişilik ve sunum ile tartışma üzerine kurulu; bu yüzden dersten önce birlikte hazırlanma vakti kendiliğinden doğuyor. Farklı uyruklardan arkadaşlar aynı masaya oturunca hazırlığın dili de İngilizce oluyor.

Masa tenisi odası okulun tesisleri arasında. Kısa sözlerin ve bol kahkahanın oyunu. "Nice shot", "One more", "Your serve" — yeni gelen birinin ilk günden katılabildiği İngilizce.
Arkadaşlar mezun olunca
"Birlikte yaşayıp birlikte okuduğum arkadaşların mezun olmak üzere olduğunu görmek içimi çok burkuyor, ama tam da bu sayede burada farklı uyruklardan iyi dostlar edindim."
Bu cümle yazının merkezi.
Filipinler'deki dil okullarının çoğu dönem sistemiyle çalışmaz. TALK'ta da herkes farklı bir haftada başlar; yurda giriş ve çıkış her cumartesi yapılır. Bu yüzden her hafta biri gelir, her hafta biri gider. Dört haftalık öğrenci bunu bir iki kez görür. Yirmi haftalık öğrenci bunu defalarca yaşar. Önce arkadaşlarını uğurlayan siz olursunuz; fark etmeden yeni gelenlere okulu gezdiren kişi olursunuz.
Burukluk başlı başına bir kanıt. Özleyecek kadar yakınlaşmışsınız demek ve o arkadaşlar sizin ülkenizden değildi. "Farklı uyruklardan iyi dostlar" sözü bu yüzden hafif değil.

Geriye bakınca
"Eğlenceyle ve dostlukla dolu bu yurt dışı eğitim dönemi, geriye dönüp bakınca en güzel anılarım oldu!"
Uzun bir kurs düşünüyorsanız
Arkadaşlar konusundaki olağan endişe "orada arkadaş edinebilecek miyim?" sorusudur. Uzun gidenlere ikinci bir soru eklenir: "ya arkadaşlarım benden önce giderse?"
Cevap Chih-Jen'in yazısında. İnsanların her hafta değiştiği bir okulda arkadaşını uğurlayan kişi, kısa sürede yenilerini karşılayan kişi olur. Bunu tekrar tekrar yaşamak, uzun bir konaklamanın size verdiklerinin bir parçası.
Ayrıntılar için
Talk Academy'nin kaydı, başlangıç tarihleri ve fiyat teklifi her ülkedeki partner acentelerce yürütülüyor. Seviyenizi olduğu gibi söyleyin ve kaç hafta ayırabileceğinizi belirtin.