
Karşınızdaki öğretmen kim? Filipinler'de eğitmen seçimi ve eğitimi
Türkiye'den Filipinler'e bakan hemen herkesin kafasında aynı çekince vardır ve dile getirilmesi hiç de ayıp değildir: *"Öğretmen ana dili İngilizce olan biri değilse, ben oradan doğru İngilizce öğrenebilir miyim?"*
Bu soruyu ciddiye almak gerekir, çünkü altında haklı bir sezgi yatar: birebir eğitimde (one-on-one) ders kalitesi neredeyse tamamen tek bir kişiye bağlıdır. Kampüs güzel olabilir, program iyi tasarlanmış olabilir; kapı kapandıktan sonra sizinle kalan tek şey karşınızdaki insandır. O yüzden okul seçerken bakılması gereken en önemli sistem, fotoğraflara hiç girmeyen sistemdir: öğretmenin nasıl seçildiği ve nasıl yetiştirildiği.
Önce bağlam: Filipinler'de İngilizcenin yeri
Filipinler'de İngilizce resmî dillerden biridir ve eğitim sisteminde öğretim dili olarak kullanılır. Yani üniversite mezunu bir Filipinli için İngilizce, sonradan kurs alarak edinilmiş yabancı bir dil değil, okul hayatının içinden geçmiş bir dildir. Ülkenin küresel ölçekte büyük bir çağrı merkezi ve dış hizmet sektörüne sahip olmasının nedeni de büyük ölçüde budur.
Bu, "her Filipinli iyi öğretmendir" demek değildir — hiçbir ülke için böyle bir cümle kurulamaz. Ama şu anlama gelir: seçim yapılacak havuz geniştir. Kalite farkını yaratan şey havuzun büyüklüğü değil, o havuzdan nasıl seçildiğidir.
Seçim: birbirini eleyen aşamalar
Kurumsal bir okulda öğretmen alımı tek bir mülakattan ibaret değildir; birbirinden farklı şeyleri ölçen aşamalardan oluşur. Aşağıdaki yapı sektörde yaygın olarak kullanılan çerçevedir; her okulun kendi süreci ve aşama sayısı farklıdır, ayrıntısını okuldan veya danışmanlık şirketinden teyit edin.
Ön eleme. Eğitim geçmişi ve daha önceki öğretmenlik deneyimi. Burada bakılan şey sadece diploma değil, adayın bir sınıfla ne kadar zaman geçirdiğidir.
Dil ölçümü. Yazılı ve sözlü. Kritik nokta şudur: ölçülen şey sadece dil bilgisi değil, telaffuzun anlaşılırlığıdır. Bir dil okulunda öğretmenin konuşması, ikinci dilinde dinleyen birinin ilk seferde anlayabileceği netlikte olmak zorundadır.
Deneme dersi. Adayın gerçek bir konuyu gerçek bir öğrenciye anlattığı aşama. Burada bilgi değil, öğretme davranışı ölçülür: konuşma süresini öğrenciye bırakabiliyor mu, hatayı akışı bozmadan düzeltebiliyor mu, öğrenci sustuğunda boşluğu kendi konuşmasıyla mı dolduruyor?
Karakter ve sabır. Ölçülmesi en zor, sonucu en belirleyici başlık. Birebir derste günün büyük kısmını, cümlesini yarıda bırakan yetişkinlerle geçirirsiniz. Bunu gün boyu sabırla ve gerçekten ilgiyle yapabilmek öğrenilebilir bir teknik değil, kişilik özelliğidir.
Eğitim: işe alım bitiş değil başlangıçtır
İyi bir sistemde işe alınan öğretmen doğrudan sınıfa girmez. Aradaki eğitim döneminde tipik olarak şu başlıklar çalışılır:
- Okulun kendi ders materyali ve yöntemi. Aynı kitabın nasıl işleneceği kişiden kişiye değişmesin diye.
- Hata düzeltme tekniği. En kritik beceri. Her hatayı anında düzeltmek konuşmayı durdurur; hiç düzeltmemek ise hatayı kalıcılaştırır. Aradaki dengeyi kurmak öğretilebilir bir tekniktir.
- Seviye yönetimi. Aynı öğretmen gün içinde çok farklı seviyelerde öğrencilerle çalışır; konuşma hızını ve kelime seçimini karşı tarafa göre ayarlamak eğitimin konusudur.
- Kültürlerarası iletişim. Farklı ülkelerden gelen öğrencilerin ders içi davranışları belirgin biçimde farklıdır; bunu bilmek yanlış anlamaların çoğunu baştan siler.
Ayrıca ciddi okullarda eğitim tek seferlik değildir: gözlem dersleri, düzenli değerlendirme ve öğrenci geri bildirimleri işin devamlı parçasıdır. Bu döngünün ne sıklıkta işlediği okuldan okula değişir; sizin için önemliyse doğrudan sorun.
Aksan meselesine dürüst bir cevap
En sık sorulan soru bu olduğu için net konuşalım.
Filipinler'de öğretilen ve konuşulan İngilizce, Amerikan İngilizcesine yakın bir çizgidedir. Yine de her ülkede olduğu gibi burada da yerel bir tonlama vardır; iyi okullar tam olarak bu nedenle işe alımda telaffuz netliğini ölçer.
Asıl mesele şudur: birebir eğitimde belirleyici olan öğretmenin aksanı değil, sizin konuşma süreniz. Kusursuz aksanlı bir öğretmenin on beş kişilik sınıfında haftada beş dakika konuşan biriyle, her gün saatlerce konuşan biri arasındaki fark, aksan farkından çok daha büyüktür. Aksan bir cila meselesidir ve cilalamak, üzerine cila sürülecek bir yüzey oluştuktan sonra yapılır.
İngiliz veya Amerikan aksanına özel bir ihtiyacınız varsa — belirli bir sınav veya iş gereği — bu ihtiyacı baştan söyleyin. Bazı okullarda ana dili İngilizce olan eğitmenlerin ders verdiği karma programlar bulunur; hangi programda kimin ders verdiği okula ve döneme göre değişir, kayıt öncesinde teyit edin.
Öğretmenle uyuşamazsanız
Bu, insan ilişkisi olan her yerde olur ve utanılacak bir durum değildir. Kurumsal okullarda öğretmen değişikliği talebi için tanımlı bir yol vardır; genellikle öğrenci işlerine iletilir ve gerekçesiyle birlikte değerlendirilir. Sürecin nasıl işlediği, ne kadar sürdüğü ve varsa sınırları okuldan okula değişir.
Bir tavsiye: değişiklik istemek için üç haftayı beklemeyin. İlk birkaç gün içinde "bu ders bana uymuyor" hissi netleştiyse, o hissi erken paylaşmak hem sizin hem okulun lehinedir.
Kayıt öncesinde sorulacak dört soru
- Öğretmen alımında telaffuz ve deneme dersi aşamaları var mı?
- İşe alım sonrası eğitim programı ne kapsıyor?
- Ders kalitesi hangi yollarla izleniyor, öğrenci geri bildirimi nasıl toplanıyor?
- Öğretmen değişikliği talebi nasıl işliyor?
Bu dört sorunun cevabı, kampüs fotoğraflarından çok daha fazlasını anlatır. Zaten iyi bir okulun cevap vermekten çekinmeyeceği sorulardır. Kuralların ders dışına nasıl taştığını görmek için sadece İngilizce kuralı yazımıza da bakabilirsiniz.
Öğretmen seçimi, eğitim süreci ve program içeriğine dair somut cevapları ücretsiz olarak bir danışmanlık şirketinden alabilirsiniz; TALK Academy kayıtları yalnızca iş birliği yapılan danışmanlık şirketleri üzerinden yürütülür. İş birliği yapılan danışmanlık şirketlerinin listesine buradan ulaşabilirsiniz.