Güneş alan sarı duvarlı bir kitap odası: çam raflar ikinci el kitaplarla dolu, ortadaki ahşap masanın üstünde birkaç cilt duruyor
Okunacak malzeme böyle birikiyor; konuşmaksa ayrı bir kas ve kendi kurallarıyla gelişiyor — Fotoğraf: Acabashi / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)
Yayın tarihi · 9 Eylül 2026

Konuşması ilerlemeyenlerin ortak yanları

Aynı sınıfta, aynı öğretmenle, aynı süre boyunca ders alan iki kişiden biri sekiz haftada belirgin biçimde açılırken diğeri neredeyse başladığı yerde kalır. Fark yetenek değildir; davranıştır.

Yıllar içinde tekrar eden bir örüntü var. Aşağıdaki altı maddeyi okurken kendinizde iki üç tanesini bulmanız normal. Önemli olan farkına varmak: bunların hepsi değiştirilebilir alışkanlıklar.

Altı yaygın davranış

1. Cümleyi kafasında Türkçe kurup sonra çevirmek

En yaygın olanı. Önce Türkçe cümle kurulur, sonra kelime kelime çevrilir, sonra ağızdan çıkar. Sonuç: her cümle için üç dört saniye gecikme ve Türkçe cümle yapısına benzeyen tuhaf İngilizce.

Karşı hamle: Cümleyi büyütmeyin, küçültün. "Geçen hafta arkadaşımla gittiğimiz o restoranda yediğimiz şey çok güzeldi" yerine "We went to a restaurant last week. The food was great." Üç kısa cümle, tek uzun cümleden hem hızlı hem doğrudur. Bu alışkanlığı kurmak, akıcılıkta en hızlı sonuç veren değişikliktir.

2. Hata yapmamak için susmak

İkinci sırada bu var. Kişi cümleyi zihninde kusursuz hale getirmeye çalışır, bu sırada konu değişir, o da hiç konuşmamış olur. Sonuçta ders bitince ağzından çıkan cümle sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Şunu netleştirelim: bire bir ders, hata yapmak için ödenmiş bir zamandır. Hata yapmadığınız her ders, öğretmenin size düzeltebileceği bir şey vermediğiniz derstir. Sınıf dışında yapılan hata bedavadır ama düzeltilmez; sınıfta yapılan hata düzeltilir.

Karşı hamle: Derse başlarken öğretmene açıkça söyleyin: "Please correct me even if you understand me." Bu tek cümle, dersin niteliğini değiştirir.

3. Anladığını sanmak, aslında tahmin etmek

Karşı taraf konuşur, siz iki üç kelime yakalar ve gerisini bağlamdan tahmin edersiniz. Kafa sallarsınız, sohbet akar. Aylarca bu şekilde devam edilebilir ve dinleme seviyesi hiç yükselmez.

Karşı hamle: Tahmin ettiğiniz her anlamı doğrulayın. "So you mean...?" diye özetleyin. Yanlışsanız düzeltilirsiniz; doğruysanız yapıyı pekiştirmiş olursunuz. Dinleme tarafında tıkanıklık yaşıyorsanız bunu ayrı bir başlık olarak çalışmak gerekir.

Bölmeli masalarla düzenlenmiş sessiz bir çalışma alanı
Ders dışı saatlerde yapılan şey, dersin ne kadarının kalıcı olacağını belirler

4. Ders dışında tek kelime İngilizce kullanmamak

Günde beş ders yapıp kalan on saati tamamen ana dilinde geçirmek, en pahalı ilerleme yavaşlatıcıdır. Dil, kullanılmadığı saatlerde kaybolmaz ama otomatikleşmez de.

Kampüs ortamının değeri tam burada. Yemekhanede, koridorda, akşam etkinliğinde kurulan basit cümleler, sınıfta öğrenilenin kalıcılığını belirler. Bu yüzden birçok okulda kampüs içi İngilizce kullanımını teşvik eden düzenlemeler bulunur; uygulamanın ayrıntılarını sadece İngilizce kuralı yazımızda anlattık.

Karşı hamle: Günde üç "zorunlu İngilizce anı" belirleyin. Kahvaltı sohbeti, ders arası, akşam yürüyüşü. Bunu takvime yazmak, iyi niyete bırakmaktan çok daha işe yarar.

5. Aynı beş konuyu döndürüp durmak

Kendinizi tanıtırsınız, ülkenizden bahsedersiniz, yemekleri anlatırsınız, hobilerinizi söylersiniz. Bu beş konuda gerçekten akıcı olursunuz. Sonra biri size iş süreçlerini ya da bir haberi sorar ve sıfıra dönersiniz.

Karşı hamle: Her hafta bir "zor konu" seçin. Sağlık sistemi, taşınma süreci, bir filmin konusu, bir tartışma. Öğretmeninize bu konuyu ders içine almasını söyleyin. Konu dağarcığını genişletmek, kelime ezberlemekten daha etkilidir.

6. Kendi konuşmasını hiç dinlememek

Ne kadar hızlı, ne kadar duraksayarak, hangi sesleri yanlış çıkararak konuştuğunuzu bilmiyorsanız neyi düzelteceğinizi de bilemezsiniz.

Karşı hamle: Haftada bir kez telefonunuza iki dakikalık bir kayıt alın. Aynı konuyu dört hafta boyunca tekrar edin ve kayıtları karşılaştırın. Bu, ilerlemeyi görmenin de en dürüst yoludur; çünkü ilerleme günlük olarak hissedilmez, aylık olarak duyulur.

Kendi kendinize üç soruluk kontrol

Her hafta sonu şunları cevaplayın:

SoruCevap "hayır" ise
Bu hafta beni gerçekten zorlayan bir konu konuştum mu?Konu dağarcığı sabit kalmış demektir
Öğretmen bu hafta beni kaç kez düzeltti?Yeterince risk almıyorsunuz
Ders dışında toplam kaç dakika İngilizce konuştum?Otomatikleşme aşaması eksik

Bu üç sorunun cevabı, seviyenizden daha çok şey söyler. Tıkanma anını yönetmenin yollarını konuşma tıkanması yazımızda, ders dışı çalışma düzenini ise çalışma rutini yazımızda bulabilirsiniz.

Kapanış

Konuşmanın açılmaması genellikle bir yetenek sorunu değil, maruz kalma ve düzeltilme miktarının azlığıdır. Bu altı davranışın ikisini bile değiştirirseniz, aynı ders programından belirgin biçimde farklı sonuç alırsınız.

Kendi alışkanlıklarınızı hangi program yapısının kıracağını konuşmak isterseniz partner acenteye danışın; ders dağılımını hedefinize göre birlikte kurabilirsiniz.

Acente bulun

← Tüm yazılara dön